Hayat Güzeldir Filmi

Hayatımda izlediğim en güzel film diyebileceğim bir filmdir hayat güzeldir filmi. Bir babanın oğlu için neler yapabileceğini çok iyi bir şekilde işlemiş. Film başlangıçta komedi olarak başlıyor fakat bir süre sonra  Almanların Yahudileri toplama kamplarına götürmesiyle herşey değişiyor.



Guido eğlenceli, mizahsen bir adamdır. Guido ve oğlu toplama kamplarına trenle götürülürken Guido'nun eşi de kendi isteğiyle trene binmek ister ve biner. Toplama kamplarında yahudiler acımasızca öldürülür, Guido ise oğlunu bu gerçeklerden uzak tutmaya çalışır daima. Kampta yaşanılanların hepsinin oyun olduğunu, oyunun her bölümü için bir puanlama sisteminin olduğunu ve oyunun sonunda en çok puana sahip olanın ödülünün tank olacağını söylüyor.

Oğlu için inandırıcı olmayan zamanlarda bile pes etmiyor bir oyun olduğuna ikna etmek için elinden gelen herşeyi yapıyor. Filmin bir sahnesi özellikle hatırladığımda daima gülümsememe neden oluyor. Alman askerleri Guido ve oğlunun da içinde bulunduğu koğuşa gelip Almanca"içinizde Almanca bilen var mı?" der. Guido askerin ne dediğini anlamaz  arkadaşı Almanca bilmektedir ve ondan askerin ne dediğini öğrenir ve Alman askere "ben biliyorum" deyip öne çıkar. Alman asker onu yanına çağırır ve söylediklerini tercüme etmesini ister.

Alman asker o kampın kurallarını anlatırken Guido zaten söylenilenleri anlamadığı için tamamen alakasız şeyler söyler. Mesela Alman askeri dışarıyı gösterip birşeyler söylediğinde Guido bunu koğuşa şöyle aktarıyordu"günün sonunda puanlarınız işte şu tabelada asılacaktır". Bu sırada çocuğun gözleri parlıyor ve hayretler içerisinde kalıp seviniyor...

Anlatmaya kalksam filmi gerçekten çok uzun sürer. Her karesiyle akılda kalıcı ve etkileyici bir film. Aynı zamanda oscar ödüllü olan film 1997 yapımı ve Roberto Benigni'nin yönetmenliğinde çekilmiş. Aynı zamanda filmin başrolünde oynayan yine Roberto Beniggi.

NOT: Lütfen arkadaşlar Günümüz İsrail ile kıyaslamayın filmi, evet İsrail bugün büyük zulüm yapıyor, katlediyor. Fakat film bunların dışında kalıyor ve sadece film konuşulsa daha iyi olur diye düşünüyorum.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

6/7/2009 · Kategori: Sinema-TV

::

09-08-2006 tarihinde açılan bu blog uzun süre anlamsız, gereksiz bilgilerle doldurulmuş, 2009 yılında ise kendini bulmuştur. Çeşitli konulardan oluşan bu blogda blog yazarı elinden geldiğince doğru bilgiler vermeye gayret etmekte/emek vermektedir. Pirozkan.blogcu.com'da yazılanların tamamına yakını özgün içeriktir, tamamen kopyalanmasına razı olunmamaktadır. Emek verilerek yazılmış bu yazıların kopyala/yapıştır yöntemiyle başka sitelere taşınması ne kadar etiktir? Yazıları kaynak göstererek kısmen alıntılayabilirsiniz.