isim sehir oyunu

isim sehir oyununu bilmeyeniniz var mı?

Herkesin bir kağıt parçası olur ve kağıda isim-şehir-bitki-hayvan-artist... şeklinde bölümler konur. Tabi keyfi uygulamalara göre çok farklı bölümler de oluşturulabiliyordu varsa sizin de eklediğiniz ilginç bölümler bizimle paylaşın.

isim şehir oyununu en çok oynadığım ve sevdiğim yer teyzemin eviydi. Ne zaman teyzeme gitsek yemekler yendikten, çaylar içildikten sonra eniştem ve babam tv başında iş-hayat kavgası sohbetlerine dalmışken ben, teyzem, teyzemin oğlu ve abim isim şehir oynardık. Her seferinde yanılmıyorsam bir kişi bir harf belirliyordu. Mesela "K" ve bu harf söylendiği an oyun başlıyordu. İlk bölümümüz isim ve "K" ile başlayan bir isim yazmamız gerekiyordu. Sonra şehir sonra bitki...derken bitirenler arkalarına yaslanıyordu. Sona kalan iki kişiden önce bitiren geri sayıma başlıyordu ve geri sayım bittiğinde son kişi de kalemini bırakıyordu.

Puanlama sistemi yine hatırladığım kadarıyla herkes örneğin ismi farklı yazmışsa 10'ar puan alıyordu, ismi aynı yazanlar 5'er puan alıyorlardı. Bir bölümü boş bırakan o bölümden puan almazken, farklı yazanlar 20'şer puan alıyorlardı diye hatırlıyorum :) Biri puanlama sistemini bana anlatın kafam karıştı :).

Bazen anlaşmazlıklar ve
absürt kelimeler çıkıyordu ortaya. Mesela ben "D" harfiyle sanatçı kısmına "Dizel" (İzel'den çağrışım yaptım)diye yazdığımı hatırlıyorum. O kim dediler, "ya çok güzel şarkıları var" dedim. İnatlaşarak puan alıyorduk bir şekilde. Birinin bildiği bitki birinin bilmediği olunca mesela oyunun bozulduğu zamanlar oluyordu.

"Hadi lan öyle bir bitki yok uydurma" diyenin ardından" olum sen hiç fen bilgisi kitabında görmedin mi" diye savunmalar yapılırdı mesela. Bugün geçmişe dönüp çocukluk oyunlarımı anımsamaya çalışıyorum bakalım başka neler gelecek.

30/6/2009 · Kategori: Genel
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

::

Son Yazılarım

Kategorilerim


e okul
09-08-2006 tarihinde açılan bu blog uzun süre anlamsız, gereksiz bilgilerle doldurulmuş, 2009 yılında ise kendini bulmuştur. Çeşitli konulardan oluşan bu blogda blog yazarı elinden geldiğince doğru bilgiler vermeye gayret etmekte/emek vermektedir. Pirozkan.blogcu.com'da yazılanların tamamına yakını özgün içeriktir, tamamen kopyalanmasına razı olunmamaktadır. Emek verilerek yazılmış bu yazıların kopyala/yapıştır yöntemiyle başka sitelere taşınması ne kadar etiktir? Yazıları kaynak göstererek kısmen alıntılayabilirsiniz.